Diğer Yazılar

Yabancı Futbolcu Sınırlaması ve Türk Futbolu Nasıl Kurtulur?

Yabancı Futbolcu Sınırlaması ve Türk Futbolu Nasıl Kurtulur

<em>”Yabancı Futbolcu Sınırlaması ve Türk Futbolu Nasıl Kurtulur?” konusu en tartışmalı konuların başında geliyor.

Son zamanlarda hem kulüplerimizin Avrupa arenasında almış olduğu başarısız sonuçlar hem de milli takımın başarısızlıkları Türk futbolu hakkında tartışmalara neden oldu. Bu tartışmaların arasına şüphesiz ki milli takım kamplarında yaşanan sorunlar da eklenebilir. Tüm bu problemler ışığında Türk futbolu nasıl kurtulur konusunu tartışmak gerekir.

Bu ülkede problemler tartışılırken ve çözüm aranırken nedense sorunun kökenine eğilmek yerine yüzeysel çözümler sağlamaya odaklanılır. Bugün gündemde çok fazla yer işgal etmesi nedeniyle yabancı sınırı konusu buna örnek gösterilebilir. Sanki yabancı sınırı konusunda tekrar eskiye dönülürse Türkiye’den çok kaliteli futbolcuların yetişeceği düşünülüyor. Peki, durum gerçekten böyle mi? Yabancı sınırını tekrar geri getirdiğimiz zaman ülke futbolu bir şahlanış yaşar mı?

Yabancı Futbolcu Sınırlaması ve Türk Futbolu Nasıl Kurtulur?

Şimdi gözünüzün önünde bir kulüp canlandırın. Bu kulüp sizin kurduğunuz ve yönettiğiniz bir kulüp de olabilir, taraftarı olduğunu kulüp de olabilir. Hiç fark etmez. Ülkede yabancı futbolcu konusunda bir sınırlama yok. Bütçeniz de fena değil. Alt yapı tesisleriniz harika. Antrenörleriniz dünya standartlarında. Alt yapı tesislerinize modern futbol dünyasında kullanılan her türlü teknolojik donanım ve yazılımı da dâhil etmişsiniz. Sadece futbol öğretmenin yanı sıra gençlere ahlaklı birer sporcu olmaları için gereken eğitimi veriyor ve a takım sporcularınızdan örnek olma konusunda gereken desteği alıyorsunuz. A takımınıza 1 ya da 2 tane yabancı dünya yıldızını da transfer etmişsiniz. Bu yıldızlar gibi olmak isteyen futbolcular son derece motive bir biçimde geleceğe hazırlanıyorlar. Her sezon neredeyse birkaç genç sporcuyu a takıma kazandırıyorsunuz. Bazılarını da ülke içerisinde ya da dışarıda kulüplere satarak para kazanıyorsunuz.

Yabancı Futbolcu Sınırlaması ve Türk Futbolu Nasıl Kurtulur

Yabancı Futbolcu Sınırlaması ve Türk Futbolu Nasıl Kurtulur

Ne kadar ideal değil mi?

İşte böyle ideal bir kulüp yapısında neden a takım kadronuzda 11 tane yabancı futbolcu oynatmak isteyesiniz ki? Neden devasa bütçeleri transferlere harcamak zorunda kalasınız ki? Demek ki kulüplerin sorunlarını çözdüğünüz ve yukarıda anlatıldığı gibi ideal bir kulüp yapısı oluşturduğunuz zaman yabancı sınırını tartışmanın bir anlamı da kalmaz. Zaten hiçbir kulüp bu yola yeltenmeyecektir. O zaman “Türk futbolu nasıl kurtulur?” Sorusunun yanıtını kökeninden aramamız gerekli. Bunu, kısa vadeli çözümler ve uzun vadeli çözümler olmak üzere 2 ana başlık altında tartışabiliriz. Kısa vadeli çözümler sonucunda uzun vadeli çözümlerin de beraberinde geldiğini göreceksiniz.

Kısa Vadeli Çözümler

Siyasi Muhataplar

Kalıcı çözümler için mutlaka siyasi irade ve destek önemli. Bunun için de hükümet cephesinde bu işleri kimin organize ettiğinin önemi büyüyor. Türkiye’de bu işin başında Gençlik ve Spor Bakanlığı var. Bu bakanlık sadece futbolun gelişmesi için değil, tüm spor dallarında başarıyı yakalamamız için kritik. Bugün futbolu tartışıyoruz ama tüm spor dallarında durumumuz gözler önünde. Gençlik ve Spor Bakanları genellikle mevcut milletvekilleri arasından özellikle de seçim bölgeleri dikkate alınarak seçilir. Yani spor ile alakalı olsun ya da olmasın gibi bir dikkat ne yazık ki önemsenmez. En büyük problemlerden bir tanesi de bu. Gençlik ve Spor Bakanı olarak spor geçmişi olan, herkes tarafından sevilen ve takdir edilen (sporculuk döneminde ahlakı ile ön plana çıkmış) bir sporcu ya da kulüp yöneticisi atanmalı. Bu kişinin milletvekili olma zorunluluğu da olmadığı için birçok şey daha kolay olacaktır.

Türkiye Futbol Federasyonu

Mevcut haliyle federasyon tamamen zenginler kulübü niteliğinde. Federasyon yönetiminin istifa etmesi ve bütün bu atılımları yapacak gerçekten spor yöneticilerinden oluşan bir yönetimin gelmesi önemli. Bunu yeni Gençlik ve Spor Bakanı mümkün hale getirecektir.

Yanlış Yapanın Cezasız Kalmaması

Türkiye’de ne yazık ki en büyük problemlerden biridir yanlış yapanın cezasız kalması! Yaşantımızın her noktasında bunun çok fazla örneğini görürüz. Örneğin emniyet şeridini kullanmaktan çekinmeyen bir sürücü bu hareketi nedeniyle ceza yemez ya da yediği ceza rakamsal olarak hafif kalırsa aynı hareketi yapmaktan çekinmeyecektir. Aynı durum futbolumuzda da mevcut. Arda Turan en güzel örnek. Uçakta bir gazeteciyi yumruklayacaksın (haklı ya da haksız tartışmasına girmem ancak bir sporcunun bir gazeteciye yumruk atması doğru değil!), çıkan tartışma üzerine milli takımda oynamama kararı alacaksın, sonra aynı milli takıma geri döneceksin. Ne yazık ki bu hareket bugün yetişmekte olan ve gelecekte yetişecek Türk sporcularına kötü bir örnektir. Bundan sonra benzer durumlarla karşılaştığımızda hiç boşuna dövünmeyelim! Türkiye Futbol Federasyonu bu tip konularda acımasız olmalı ve gereken ceza ne ise mutlaka vermeli.

Taraftarlar Sabırlı Olmayı Öğrenmeli

Yine en büyük Türk hastalıklarından bir tanesi başarı ve başarısızlığın çok kısa sürede ölçülmesi. Uzun vadeli düşünebilen ve hareket edebilen bir toplum olamadık. Bütün beklentilerimiz kısa vadeli başarılar üzerine kurulu. Bir teknik direktör takımın başına geçiriliyorsa mutlaka ilk 4-5 maç başarıyı görmeliyiz. Yoksa 6. maçta istifa çığlıkları başlayacaktır. Her değişen teknik direktör ile birlikte sistem ve takım yapısı da değiştiği için bir türlü oturamayan, eksiklerini göremeyen takımlar ile yüzleşmek durumunda kalıyoruz.

Yabancı Futbolcu Sınırlaması ve Türk Futbolu Nasıl Kurtulur

Yabancı Futbolcu Sınırlaması ve Türk Futbolu Nasıl Kurtulur

Yeterli Sabır Gösterilen Teknik Direktör Ne Yapar?

Bir teknik direktör sistemini ve kadrosunu kurar. Futbolunu oynatmaya başlar. Bir takım eksiklikler tespit eder ve ara dönemde bu eksiklikleri kapatır. Sezonu belli bir seviyede tamamlar ve gelecek sezon için takviyeler yapar. Takımlar böyle üstüne koyarak ilerler. Eğer siz bir teknik adamı hemen başarı için zorlarsanız o kişi bireysel kabiliyeti yüksek, hızlı çözüm olacak yıldız futbolcu peşine düşer. Böylelikle devasa transfer bütçeleri ile sınırsız yabancı futbolcu transferlerine şahit oluruz. Bu hatanın en güzel çözümü için Sir Alex Ferguson’un Manchester United kariyerine bakmamız yeterli.

Uzun Vadeli Çözümler

Alt Yapı Tesisleri

Bugün alt yapı tesisleri ve alt yapıdan futbolcu yetiştirme konusunda Altınordu kulübünün başarısını takdir etmeyen yoktur. Bu bize güzel bir sorunun cevabını veriyor aslında. Demek ki yapılabiliyormuş! Altınordu yapabiliyorsa daha yüksek bütçelere ve imkânlara sahip diğer kulüpler de pekâlâ yapabilir. Peki, Cengiz Ünder gibi kaç tane sporcu çıkartabiliyoruz? Şimdi UEFA’nın son dönemde disiplinli bir şekilde takip ettiği FFP’ye (Finansal Fair Play) bakalım. Belli bir miktarda futbolcu satışı yapmadan futbolcu alamıyorsunuz değil mi? Peki Türkiye Futbol Federasyonu bir karar alsa. Alt yapı tesisi olmayan ve bu tesislerde belli standartlarda eğitim sağlamayan kulüpler liglerde yarışmacı olma hakkını kaybetseler. Ertesi yıl bir alt ligde devam etmek zorunda kalsalar? Bu durumda tüm kulüpler alt yapı tesislerini güçlendirmek zorunda kalmazlar mı?

Alt Yapıdan Futbolu Oynatma Zorunluluğu

Esame listelerinde alt yapıdan futbolcu bulundurma zorunluluğu var. Peki, her takım için sezonda belli bir süre alt yapıdan futbolcu oynatma zorunluluğu olsa nasıl olur? Böylelikle genç sporcular tecrübe kazanır ve yavaş yavaş a takımda etkili olmaya başlarlar.

Alt Yapı Eğitim Akademileri

Sadece iyi bir sporcu yetiştirmenin yanı sıra iyi bir vatandaş yetiştirmek önemli. Bugün takdir ile baktığımız Altınordu’nun sloganını biliyor muyuz? “İyi Birey, İyi Vatandaş, İyi Futbolcu” Farkındaysanız “İyi Futbolcu” üçüncü sırada yer alıyor. Öncelikle “İyi Birey” ve “İyi Vatandaş” geliyor. Bunu sağlamanın çok kolay bir yolu var. Alt yapı akademilerinde futbolun yanı sıra çeşitli eğitimlerin verilmesi. Böylelikle ‘’İyi Birey” ve “İyi Vatandaş” vaadinin altı sağlıklı bir şekilde dolacaktır. A takım oyuncularının da iyi örnek olması destek sağlayacaktır. İyi örnek olmayan futbolcular da kulüp içerisinde cezalandırılacak ve bir daha benzer hareketleri yapmaması sağlanacaktır.

Gelirlerin Adil Bir Şekilde Paylaştırılması

Futbolun doğası gereği iyi futbolcu alt yapı tesislerinden ve amatör kulüplerden çıkar. Yukarıda ne kadar eleştirmiş olsak da bugün Barcelona’da oynamayı başarabilmiş Arda Turan Bayrampaşa Spor Kulübünden yetişmiş bir futbolcu. Amatör kulüplerin en büyük şanslarından bir tanesi yetişmekte olan futbolcuların gerçek müsabakalarda forma şansı bulabilmeleri. Ancak amatör kulüplerin maddi sıkıntıları var. Sahaya çıkmak için para bulamayan kulüpler bile var. Bu kulüpleri ayakta tutmak ve güçlendirmek için destek olmak şart. Bu konuda Türkiye Futbol Federasyonuna büyük iş düşüyor.

Bu gibi çözümler daha fazla genişletilebilir ve uygulanabilir. Ülke futbolunun kurtulması geçici çözümler ile olmaz. Eğer yapılacaksa kökten çözümler sağlanmalı ve geleceğe odaklanılmalı. Burada yazan çözümler sokağa çıktığınız zaman vatandaşların ve futboldan anlayan bireylerin farklı şekilde anlatmaya çalıştığı çözümler. Fakat futbolu ve sporu yönetenlerin bunları düşünememesi ya da düşünseler de işlerine gelmemesi şaşırtıcı.

Bu yazıda “Yabancı Futbolcu Sınırlaması ve Türk Futbolu Nasıl Kurtulur?” sorusunun yanıtını aradık.

Yazar hakkında

Mehmet Ortaç

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Şehir Üniversitesi Executive MBA mezunu. Dijital Pazarlama Uzmanı. İstanbul'da yaşayan bir İzmirli. Göztepeli.

Yorum yaz