Pazarlama Reklam

Hasbro Yılbaşı Reklamı

Hasbro Yılbaşı Reklamı

<iframe width=”560height=”315” src=”https://www.youtube.com/embed/iNtbaMliEoM” frameborder=”0″ allowfullscreen>

Hasbro‘nun hazırladığı yılbaşı reklamı yayına girer girmez ciddi tartışma yarattı.

Hatta bu konuda çok geçmeden Ekşi Sözlükte başlık açıldı.

Sosyal medyada da kısa sürede gündem oldu;

Reklama ister istemez 3 farklı pencereden bakabiliyorum. Bir tanesi bir pazarlamacı gözüyle, diğer tüketici gözüyle, en sonuncusu da vatandaş ve baba gözüyle…

Pazarlamacı Gözüyle Bakarsam:

Reklamın stratejisi çok doğru kurgulanmış. Yılbaşı gecesi yaşanan tabiri caiz ise “kazıklanma” sıkıntısını hepimiz çok iyi biliyor ve yaşıyoruz. Hasbro Türkiye ekibi bu içgörüden hareketle ajansına brief vermiş. Ajans bu brief sonucunda mesajını çok net veren bir reklam filmi ortaya çıkartmış. Tüm ön yargılardan arınıp bir pazarlamacı gözüyle reklamı izlediğiniz zaman mesajın netliğini takdir ediyorsunuz. Tabi bu kesinlikle reklamı savunduğumuz anlamına gelmiyor. Sadece bir pazarlamacı gözüyle ve işin doğası gereği incelediğimizde bu sonuca varıyoruz.

Tüketici Gözüyle Bakarsam:

Yılbaşı geceleri çok fazla dışarıda olmayı sevmem. Gece hayatı ile çok barışık biri olmadığım için yılbaşı gecesinin de benim için ekstra bir anlamı yok. Tabi eşimin ve arkadaşlarımın ısrarı ile yılbaşını dışarıda geçirdiğim zamanlar da oldu. Reklamda bahsedilen durumlara bire bir şahit oldum. Ekşi Sözlükte bir yazar arkadaşın yazdığı; “anlatılanlar doğru mudur değil midir? bi onu söyleyin.” yorumuna katılıyorum.

Vatandaş ve Baba Gözüyle Bakarsam:

Düpedüz saçmalık! Tecavüzün ve tacizin bu kadar doruk noktalara ulaştığı bir ülkede böyle bir reklam çekmek doğru değil. İnsanların hassasiyetlerinin bu kadar doruk noktada olduğu böyle bir zamanda yanlış iş yapılmış. Hasbro Türkiye çok hızlı bir hamle ile reklamı yayından çekmeli ve özür dilemeli!

İlk 2 maddede reklamı savunuyormuşum gibi gelebilir. Kesinlikle savunmuyorum! Biz pazarlamacılar ve bizimle iş ortaklığı yapan reklamcılar bu tip konularda hassas olmalı. Stratejimiz doğrultusunda vereceğimiz mesajı belirlerken toplumsal duyarlılıklara ve ülke gündemine çok dikkat etmemiz gerekiyor. Aksi halde iyi diye yaptığımız işler marka değerlerimize ciddi zararlar verebilir.

Yazar hakkında

Mehmet Ortaç

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Şehir Üniversitesi Executive MBA mezunu. Dijital Pazarlama Uzmanı. İstanbul'da yaşayan bir İzmirli. Göztepeli.

Yorum yaz